9 Mayıs 2009 Cumartesi

yaz-ı



.....Her sabah açtığımızda gözlerimizin ta içine bakan bu dünya için kavgadan kaçarak nasıl yaşanır ki?

Hissediyorum tekrar kanım akmaya başladı içimde sanki, koca bir çığ düştü ve altından donmuş hislerim, gözlerim, duygularım, kelimelerimle yaralı çıktım... Güneşin üzerime doğması ile eriyen tüm olumsuzlukları kanaması pahasına, unutmamak kaydı ile bir daha hiç açmayacağım valizin içine ağzımı bozup fırlattım attım ...Gidenleri, yitenleri izmarit değerinde yaşayıp, tabanlarımda ezip tekme savurup yepyeni bir yol bulma gayreti ile tüm örtülerini açıyorum inzivaya çekilmiş bünyemin..tüm gürültüsü ile sallamadan uyuyan "çevre" halkını hafifçe rüzgarı sırtında hissedip kaldırıyorum kepenkleri.. Ateşin idare lambasında fitile ilk değmesi ile oluşan ürkek-sallantılı bir yanma hevesi var içimin en içinde, zira her geçen an her yeri saracak o ateş ileride şahitlik yapacağının farkında bile değil.. Sesli bir toparlanma ve tekil yalnızlık ile kararlı adımları, saklı düşleri, haklı geçmişi, sonsuz öfkesi, sırrını yaymaya, çilingir cümleleri ile uzakta şimdilik! küçücük olan o alev, her yanı sarmakta...


Yaz değil yazı yakıyor, mevsime bok atılmasın...

1 yorum:

Dağınık o"da dedi ki...

karar verilmiş se hayatı yeniden yakalamay
hoşgeldin dünyaya yeniden..

sevgiler..