12 Aralık 2011 Pazartesi

10/Günaydın



Fiziksel yalnızlık anılara gömer seni!


Çıkmaya çalıştıkça daha bir büyür boğazındaki ağrı, zorlaşır yutkunmak…


Onu gördüğün rüyandan kolayca uyanırsın..!


Gecenin dördünde hayat sana gülümsemez!!!


Kalkar volta kıvamında yürüyüşe koyulursun dört duvardan oluşan o karanlık odada;


Derken az önce gördüğün rüyayı düşünür yorumlamaya çalışırsın..


Elin telefona gidecek olur o anda, korkarsın ya gerçekse, rüya değilse diye titrersin..


Anlamsız bir gözyaşı fırtınası başlar, söndürdüğün sigaralar eşliğinde…


Başın yorgun düşmüştür, ellerinin arasında kalıp sıkıştırılmaktan,


Kıpkırmızı olmuştur yanakların fakat bu ilk öpücük nedeniyle oluşan sadelikten uzak,


Kanın devinimsizliğinden oluşan tıbbi bir problemdir…


Sonra kocaman bir düşünce kaplar fikrini,


Başlarsın bir yandan, bok var bu şarkı nerden geldi aklıma dersin,


Defalarca aynı şeyleri düşünür ve altını o reklamlarda gördüğün renkli kalemle çizersin tüm zina düşüncelerin!


Birden gözlerin istem dışı olarak tavanda oluşan gölgeleri izlemeye başlar


Hepsini bir şekle sokmaya çalışırsın, sen binbir şekil olmuşken


Hangi tarafa çevirirsen çevir kafanı, içinde biriken o şeye bir anlam veremezsin


Acabalar ile komşuların tek tük yanmaya başlayan ışıklarını saymaya çalışırsın sokak lambası referansında


Nerden geldiyse aklına, anıların gelir bodoslamadan! her biri türlü şeyler içeren


Sabah olacağı hiç aklına gelmez, sanki zifiri siyaha alışmıştır gözlerin


İlk öten horoza ağza alınmayacak küfürleri sıralarsın


Bu kadar şeyi saydıktan sonra tamam işte unuttum tüm bu yaşananları dersin


Fakat düşlediğin gözünün önünde belireceğinden gözlerini kapatmaya da korkarsın


Paketteki son sigarayı da ateşlersin sessizce yaptığın kahve eşliğinde


Dünyevi mücadelesine senden daha erken koyulanları görür hislenirsin


Kimileri tezgaha, kimileri ofise..


Emeğe duyduğun saygı, arsız bir simitçinin narasıyla kesilir


Kan ilk defa gözlerinin önünde bu kadar birleşiktir, zira içindedir


Tabirine bakmaya korkarsın düş yerinin


Tezgah açtığın hayali sorgulamaya başlarsın sonuç değişecekmiş gibi


Ufak tıkırtılar eşliğinde kimse girmese de odaya, hareketlenmeye başlamıştır ortalık


Saat bağırmadan sen kaldırırsın ona verdiğin talimatı


Misyonunun tamamlamanın verdiği huşu ile o yerine dönmüştür


Sen ise o koca dakikalarda başladığın yere bir gider bir dönersin


Pencereden içeri arsızca sızmıştır güneş


Siyah yerini kızıla, kızıl ise daha açık renklere kendini peşkeş çekiyordur!


ve bok var akrep yelkovanı fazlasıyla kovalamıştır..


Acı bir kepenk sesi ilişir kulağa, sonra çalışmaya başlayan anahtarlar


Buğulu gözler mücadele alanına doğru ilerlemeye başlamış


Senin mücadelen gecede kalmıştır… Sabah sen istemesende olmuştur!


Haybeye dememişler gün gerçekten çok aydın….


Bu kadar kolay, bu kadar yalan!


Hiç yorum yok: